Damla Dergisi 2.Sayı

Dünyanın üzerindeki toz bulutlarını elimizin tersiyle iterken dünyanın renkleri çıktı karşımıza. Bol yağışlı havalardan arta kalan damlaların üzerimizde bıraktığı suyun ağırlığıyla ve aldığımız kabın şekliyle ayağımızı yere sertçe basıp direndiğimiz yolda iç çekirdeğe doğru bir yolculuğa indik. Yolculuk yerin tabanından en aşağı doğru savrularak başladı.En alt tabakanın; magmanın derinliğinden göğün derinliğine doğrusal bir bakışla kulak  gözü kalp gözüne seslendi. Beethoven senfonisini bestelerken inancı kulağını kalbine bağladı. Biz ne yağmurun sesine ne de asıl sanatçının notalarına sessiz kalabildik damla sesleriyle  adm sesleri kalp ritmimize uyana kadar bir yolculuk için damla ile başladık bu hikayeye.